İçeriğe atla
Metafikir Logo

Sağlık>Yaşlanma Karşıtı

100 Yaşını Devirenlerin Sırrı: Mavi Bölgeler ve Uzun Yaşam Rehberi

eraycan

Hepimiz bir şekilde daha sağlıklı olmanın, aynaya baktığımızda o enerjik halimizi korumanın peşindeyiz, değil mi? Kimimiz spor salonlarından çıkmıyor, kimimiz en yeni takviyelerin peşinde koşuyoruz. Daha önce paylaştığımız Yaşlanma Karşıtı (Anti-Aging) Rehberi yazımızda dışsal faktörlere ve temel prensiplere değinmiştik. Ancak bugün, işin biraz daha "mutfağına", yani dünyanın en uzun yaşayan insanlarının günlük rutinlerine iniyoruz.

National Geographic araştırmacısı Dan Buettner’ın "Mavi Bölgeler" (Blue Zones) adını verdiği bu yerlerde (Okinawa’dan Sardinya’ya kadar) yaşlanmak bir korku değil, bir onur kabul ediliyor. Peki, bu insanların sırrı ne? Gelin, onların hayatına kısa bir yolculuğa çıkalım.

Tabaktaki Sihir: %80 Kuralı

Mavi Bölgeler’de yaşayanların ortak noktası, ne yedikleri kadar ne kadar yedikleri. Japonya’nın Okinawa adasında yaşlılar, yemeğe başlamadan önce kadim bir söz söylerler: "Hara Hachi Bu". Yani, "Midenin %80’i dolduğunda yemeyi bırak." Bizim modern dünyada yaptığımız o "şişene kadar yeme" alışkanlığı orada yok. Sofradan hafif aç kalkmak, vücuda sindirim için nefes aldırıyor.

Spor Salonu Değil, "Doğal Hareket"

Bu insanlar hayatları boyunca hiç ağırlık kaldırmamış veya maraton koşmamış olabilirler. Ama tüm gün hareket halindeler! Kendi bahçelerini çapalıyorlar, ekmeklerini kendileri yapıyorlar ya da bir yere giderken dik yokuşları yürüyerek çıkıyorlar. Yani hareket, onların yaşamının bir "zorunluluk" değil, doğal bir parçası.

"İkigai": Sabah Yataktan Kalkma Sebebiniz Ne?

Japonların meşhur bir kavramı var: İkigai. Yani "varoluş amacınız". Mavi Bölgeler’deki insanların hepsinin sabah uyandığında onları heyecanlandıran bir sebebi var; bu bazen bir torun sevmek, bazen bir bahçeyi sulamak, bazen de komşularla yapılacak o öğle sohbeti. Emeklilik kavramı orada yok, çünkü hayatın her evresinde "faydalı olma" hissi var.

Yalnızlık Bu Sokaklara Uğramıyor

Belki de en önemli sır bu: Güçlü sosyal bağlar. Bu bölgelerde yaşlılar yalnızlığa terk edilmiyor; tam tersine toplumun bilge üyeleri olarak baş tacı ediliyorlar. Akşamüstü bir araya gelip dertleşen, birlikte gülen ve birbirine destek olan insanlar, stresin o yıkıcı etkisinden korunmuş oluyorlar. Unutmayın, bazen en iyi ilaç sevdiğiniz birinin kahkahasıdır.

Uzun ve kaliteli yaşamak aslında çok karmaşık formüllerde gizli değil. Daha az yemek, daha çok yürümek, bir amaca tutunmak ve sevdiklerimize daha sık sarılmak... Şehir hayatının karmaşasında belki her şeyi yapamayız ama küçük adımlarla kendi "Mavi Bölgemizi" yaratmaya başlayabiliriz.

Bugün kendiniz için küçük bir şey yapın: Sofradan biraz daha erken kalkın veya sevdiğiniz bir dostunuzu sadece sesini duymak için arayın. Belki de o aradığınız "gençlik iksiri" tam da buradadır.

Yorumlar

0 adet

İlk yorum yapan siz olun.

Yorum yap

E-posta yalnızca doğrulama için istenir, paylaşılmaz.